31 Mayıs 2012 Perşembe

PEYNİRLİ KOL BÖREĞİ

Bu böreği Duygu’cuğum yaptı bize hem gelen misafirlerimiz hem de biz çok sevdik. Peynirli börek hep tepsi böreği olarak yer etmiştir bende ama bu şekilde de çok lezzetliydi. Ayrıca servisi ve sunumu da çok daha iyi. Ellerine sağlık Duygucumm!
Malzemeler:
6 adet yufka
½ demet maydanoz
100 gr. beyaz peynir
Harcı için:
1/2 su bardağı süt
1/2 su bardağı zeytinyağı
Üzeri için; yumurta sarısı ve çörek otu
Yapılışı:
Yağ ve süt çok iyi çarpılarak harç hazırlanır. Her bir yufka serilir, hazırlanan harçtan yer yerine sürülür, ikinci kat yufka serilir harçtan bu yufkanın da her yerine sürülür iki köşeden kapatılır oluşan dikdörtgen yufkaya tüm yüzeyine peynir ve maydanoz serpilir, rulo yapılarak fırın tepsisine dizilir. Her yufka için aynı işlem yapılır. Üzerlerine yumurta sarısı ve çörek otu serpilir ve fırında kızartılır.

29 Mayıs 2012 Salı

ETLİ YAPRAK SARMASI VE DOLMA

Bu güzelim dolmaları biraz ihmal ettim açıkçası, çünkü bunlar yapılalı ve yenileli epey zaman geçti üzerinden, sizlerle paylaşmak ancak şimdiye kısmet oldu. Bizim evde dolmanın sarmanın her hali sevilir ama evin erkeklerinin favorisi etli olanındır. Erkeklerin genlerinden gelen kırmızı ete düşkünlük “yapmışken etli yapsaydınız emeğe yazık” dedirtiyor her seferinde, işte bu etli olanından, afiyet olsun.
Malzemeler:
500 gr. normal yağlı kıyma
1 adet kuru soğan
0,5 su bardağı pirinç
0,5 su bardağı pilavlık bulgur
0,5 su bardağı su
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yemek kaşığı biber salçası
Yarım demet maydanoz
Tuz, karabiber, kırmızı biber, kimyon
Bir adet limonun suyu
Yeşil ve kırmızı dolmalık biber
Salamura yaprak
Yapılışı:
1.Yemeklik doğranmış soğan, kıyma, pirinç, bulgur ve baharatlar su azar azar ilave edilerek iyicene yoğrulur.
2.Hazırlanan harç içleri çıkarılarak temizlenmiş biberlerin içine doldurulur, biberler tencereye dizilir.
3.Sıcak suda bekletilerek tuzu çıkarılmış yapraklar aynı harçla sarılarak biberlerin üzerine dizilir.
4.Tencereye 0,5 bardak su ve limon suyu ilave edilerek önce bir tabak ters çevrilip sonra da  tencerenin kapağı kapatılarak  kısık ateşte suyu çekene kadar pişmeye bırakılır.
Not: Resimde gördüğünüz üzere kıştan kalan kuru biber ve patlıcanlardan da var bir kaç tane!

28 Mayıs 2012 Pazartesi

BROWNİ CHEESECAKE


Arkadaşlar, daha doğrusu dostlar insanın hayatında bazen ailesinden bile daha çok yer ediyor. Ailenize anlatamadığınız birçok şeyi onlara anlatabiliyorsunuz. Hele hayatınızda zor bir dönemeçten geçiyorsanız, bu dostlara daha da bir sıkı sarılıyorsunuz. İnsanız, çoğumuz her şey yolunda giderken sahip olduğumuz güzelliklerin maalesef zaman zaman farkına varamıyoruz.
Etrafıma baktığımda şükürler olsun ki çok güzel dostlar biriktirdiğimi görüyorum. Güzel günlerimde yanımda olan, sıkıntılarım da desteklerini dualarını esirgemeyen canımın içi dostlarım var benim. Acaba ne düşünürler, yanlış anlaşılır mıyım vs kaygılarla kendimi kasmadığım, yanlarında tam anlamıyla ben olduğum insanlar. İşte dün bu dostlarımdan en eskileriyle beraberdik. Muhteşem bir sofra vardı ama ben maalesef yemeklerin güzelliği ve sohbete dalmaktan sofranın tamamını çekmeyi unutmuşumL Böreklerden birini çekebildim onu da yayınlayacağım inşallah. Çok güzel bir ortam ve nefis yemekler vardı. Sohbetin güzelliği ise anlatılmaz yaşanır tabi ki… Yemekler ve ambiyansa tam puan veriyorum LütfiyecimJ
Ben de kara bulutların dağılışını ve daha güzel günlerin gelişini kutlamak için bu güzel sofraya browni cheesecake yaparak dahil oldum. Brownisini evde yapacaktım ama bir önceki gün de geç saatlere kadar dışarıda olduğum için yapamadım. Ama tadı çok güzel olmuştu. İlk defa denemiştim ama aldığı tepkiler çok olumluydu.
Tarife geçiyorum ve son olarak şunu söylüyorum:
Kızlar sizi çooook ama çok seviyorum, iyi ki varsınız….
MALZEMELER:
Peynir dolgusu için:
400 gr yörsan taze krema peyniri
100 gr süt kreması
¾ su bardağı şeker
2 yumurta(oda sıcaklığında)
3 yemek kaşığı un
1 paket vanilya
Browni için:
200 gr eti browni(bir büyük paket)
2,5 adet eti browni intense
100 gr tereyağı(eritilmiş)
Üzeri için:
 100 gr bitter çikolata, 1 tatlı kaşığı tereyağı, 2 yemek kaşığı zeytinyağı veya hazır herhangi bir çikolata sos
YAPILIŞI:
1. Browniler bir çatal yardımıyla veya rondodan geçirilerek ufalanır, içerisine tereyağı eklenerek hamur haline getirilir. Orta boy kelepçeli kek kabının kenarları yağlanır, ortasına yağlı kağıt yerleştirilir. Hazırlanan browni karışırımı tabana yayılır ve her tarafına gelecek şekilde bastırılır.
2. Peynirli karışım malzemeleri derince bir kaba alınır. Yumurtalar tek tek ilave edilir. Homojen bir hale gelince kabarcık oluşmasını engellemek için çırpma işlemi bırakılır.
3. Peynirli karışım browninin üzerine dökülür. Kap kenarlarından tutularak hafifçe sallanır ve kabarcıklar varsa yok olması sağlanır. Önceden 180 derecede ısıtılmış fırında pişirilir.
4. 15 dk civarında fırını hiç açmayın. Sonra kaba hafifçe dokunun. Eşer kenarları oynamıyorsa, ortası oynuyorsa pişmiş demektir. Ortadaki yumuşak kısım bekledikçe sertleşecektir.
5. Pişen cheesecake i bir saat boyunca fırında bekletin. Bu da çatlamasını engeller. Sonra 2 saat de oda sıcaklığında bekletin.
5. Üzerine yağ ve çikolatayı benmari usulü eriterek oluşturduğumuz sosu ya da hazır bir çikolata sosunu ekleyip bir gece buzdolabında bekletiyoruz.

25 Mayıs 2012 Cuma

FIRINDA TARÇINLI PATATES

Patates kızartmasını sevmeyen var mıdır? Ama bu halini pek tadanınız bileniniz yoktur sanırsam. Ben bol yağda patates kızartmayalı uzun zaman oldu artık patatesi fırında kızartıyorum. Bu tarif kızartma kadar lezzetli ve bir o kadarda sağlıklı. Tarçına gelecek olursak beni tanıyanlar bilir ben bir tarçın delisiyim, aromasına bayılıyorum, hiç aklınıza gelmeyecek yerlerde kullanırım tarçını. Sütlü tatlıları,  helvayı tarçınsız yemem. Ama patatese koyma fikri benden çıkmadı, ilk yediğimde bilmeden bayıla bayıla koca bir tabak yemiştim öğrenincede anladım neden bu kadar çok yediğimi.
Malzemeler :
3 adet büyük boy taze patates
1/2  çay kaşığı tarçın
2 yemek kaşığı zeytinyağı
Tuz
Yapılışı:
Patatesler bir fırça yardımıyla iyicene yıkanır. Elma dilimi şeklinde kabuklu halde dilimlenir. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisinde zeytinyağı, tuz ve tarçın ile harmanlanarak tepsiye dizilir. 180’C fırında kızarana ve içleri pişene kadar 40 -45 dakika kadar pişirilir. Sıcakken tüketilir.

24 Mayıs 2012 Perşembe

REGAİB KANDİLİ


              DUALARIMIZIN  KABUL OLMASI  DİLEĞİYLE HAYIRLI KANDİLLER ..


AĞLAYAN KEK

Sadece kek deyip geçmemek lazım aradaki muhallebisi üzerindeki sosuyla tam anlamıyla bir tatlı eğer siz de benim gibi çikolatayı acı acı değilde böyle sütlü ve bol tatlılı seviyorsanız bu tarif tam size göre. Sevgili elticiğim Derya‘nın  klasiği olan bu tatlıyı bende mutfağımda artık sık sık yapacağım sanırım. Bu onun sunumuydu ellerine sağlık . Aşağıda olduğu gibi bu enfes tatlıyı sizde dondurmayla taçlandırabilirsiniz.
Malzemeler:
Kek için:
3 adet yumurta
3 kahve fincanı şeker
3 kahve fincanı un
1 kahve fincanı su
3 yemek kaşığı kakao
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Islatmak için: 1 su bardağı ılık süt
Üzeri için :
1 paket krem şanti + 1 su bardağı soğuk süt
1 paket çikolata sosu + 2 su bardağı süt
Yapılışı:
1. Yumurta ve şeker köpürene kadar mikser ile çırpılır. Su ve kakao eklenip tekrar çırpılır. Un, kabartma tozu ve vanilya eklenir, en düşük ayarda mikserle malzemeler homojen bir hal alıncaya dek çırpılır.
2.Yağlanmış fırın tepsisine kek harcı dökülerek 180 ‘C de ısıtılmış fırında kürdan batırılıpta yapışmayana kadar pişirilir.
3.Kek pişirilip ılındıktan sonra ıslatmak için üzerine ılık süt dökülür.
4.Bir su bardağı soğuk süt ile hazırlanan krem şanti soğuyan kekin üzerine sürülür.
5.Yine yukarıda ölçüsü verilen süt ile hazırlanan çikolata sosu en üst kat olarak krem şantinin üzerine sürülür.
6.Dolapta yeterince soğutularak servise hazır hale getirilen kek hindistan cevizi ile sunulabilir. 
Not: Kek için verilen bu ölçüler büyük boy kare borcam fırın kabı için geçerli.

23 Mayıs 2012 Çarşamba

KISIR



Kısır gün sofralarının vazgeçilmezidir. Zaman içerisinde bir sürü değişik salata tarifi ortaya çıksa da kısır her zaman farklı bir yerdedir. Hele bir de doğal nar ekşisiyle yapılır ise tadı doyumsuz hale gelir. Bu kısırı misafirlerim için yapmıştım. İçerisine sevgili arkadaşım Handan’ ın verdiği nar ekşisi de lezzetine lezzet kattı. Şimdi yazarken bile canım istedi ama tükendi maalesef. Kısırı bazıları soğanını kavurmadan yapıyor ama bence soğanı salçayla kavurmak lezzeti yoğunlaştırıyor. Daha fazla ağzım sulanmadan tarife geçiyorumJ
MALZEMELER:
2,5 su bardağı ince bulgur
½ demet maydanoz
½ demet kıvırcık
3-4 adet yeşilbiber
¼ demet taze nane
2-3 dal taze soğan
2 adet orta boy kuru soğan
2 yemek kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
4-5 diş sarımsak
10-15 adet kornişon turşu
4 yemek kaşığı zeytinyağı
2 yemek kaşığı nar ekşisi
1 limon suyu
Tuz, pul biberi, nane
YAPILIŞI:
1. İnce bulgurun üzerine sıcak su gezdirilerek demlenmeye bırakılır. Biraz demlenince içerisine pul biberi ve tuz eklenerek hafifçe karıştırılır ve iyice şişmesi için ağzı kapatılır.
2. Bir tavada yağ kızdırılır. İçerisine küçük küçük doğranmış soğan ve biberler eklenerek kavrulmaya bırakılır. Soğanlar kavrulmaya yakın içerisine salçalar eklenir ve salça kokusu çıkıncaya kadar kavrulup ateşten alınır.
3. Soğanlı karışım demlenen bulgura homojen şekilde karıştırılır.(Bu aşamada metal kaşık kullanmakta fayda var.)
4. Daha sonra içerisine dövülmüş sarımsak, ince ince doğranmış yeşillikler, turşu, nar ekşisi, limon ve baharatlar eklenir. Arzuya göre biraz daha ya ilavesi yapılarak servis edilir.

******
Bu resim de ne derseniz hemen açıklıyorum. Benim şehir dışında yaşayan ve kısıra bayılan kardeşim dün bu yemeği yapmış ve fotoğrafını bana göndermiş. Erkek olmasına rağmen bayağı iyi kotarmış benceJ Tabağın görüntüsünü hoş görün, ne de olsa bekar yemeği. Ben de emeğe saygı göstererek yayınlıyorum. Ellerine sağlık canımın içi. YIM YIM!! Anladın sen beniJ

22 Mayıs 2012 Salı

ELAZIĞ’IN PEYNİRLİ EKMEĞİ

Peynirli ekmek denilince zihinlerde tuzlu gözleme benzeri bir şey çağrışım yapmıştır muhtemelen ama bu çok daha farklı bir lezzet. Taze tuzsuz peynir ile şekerin pide hamuru üzerindeki muhteşem birleşmesi diyelim biz buna. Elazığ’da ekmek fırınlarında “açık ekmek” diye tabir edilen pideye benzeyen özel bir ekmek vardır ki bu ekmeğin fırından çıkmış sıcak halini tek başınıza azıcık ucundan alıyım derken bitirmeniz an meselesidir. İşte bu ekmeğin yapıldığı hamurdan yine bu fırınlarda yapılır peynirli ekmek. Genellikle ekmeğin üzerinde güzelce erimesi için peynirlerin daha yağlı olduğu Nisan-Ekim arası dönemde yapılır.
Değişik bir lezzet olduğunu söylemiştim bu nedenle seven çok sever peynirli ekmeği hiçbir şeye değişmez, sevmeyende hiç yemez. İtiraf etmeliyim ki bende hamilelik dönemime kadar hiç yemeyenlerdendim ama şimdi yemediğim o günlere hayıflanıyorum.
Elazığ’da olmamamıza rağmen ‘sağ olsun’ kayınpederim gelirken bizler için özel olarak yaptırmış ve getirmiş, bu vesileyle sizlerle de bu özel lezzeti paylaşma imkanı buldum. 
           
Malzemeler:
4 adet ekmek için;
1 kg. tuzsuz taze peynir
500 gr toz şeker
1 kg mayalı ekmek hamuru ( 4 ekmeklik)

Yapılışı:

1.Toz şeker ile ufalanmış tuzsuz taze peynir karıştırılarak bir harç hazırlanır.

2.Pide (açık) ekmek fırınından almış olduğumuz ekmek hamuru dörde bölünür. Her bir hamur parçası ince bir şekilde açılır pide şekli verilip kenarları kapatıldıktan sonra üzerine bolca serilir ve sonra fırında ekmek gibi pişirilir. Piştikten sonra fırından çıkarılarak kesilip servis yapılır.

Not: Her ne kadar Elazığ’da bu pideler evlerde değil de, pide (açık ekmek) fırınlarında hazırlanıp pişirilse de yukarıda anlattığımız şekilde evde de yapılması mümkün.



 

21 Mayıs 2012 Pazartesi

KARNIYARIK

İşte kimsenin hayır diyemeyeceği bir yaz yemeği yanında da olmazsa olmazı pirinç pilavı ile birlikte.
Malzemeler:
1 kg. ufak patlıcan

300 gr. kıyma

2 adet kuru soğan

5 adet yeşil biber (3'ü üzerine )

2 adet domates

1 yemek kaşığı salça

Zeytinyağı

Tuz, karabiber
Yapılışı:
1.Patlıcanlar alacalı soyulup, bol tuzlu suda yarım saat bekletilir. Yarım saat sonra suyu sıkılıp, iyice kurutulur.
2. Kızartma tavasına alınıp patlıcanlar kızartılır veya daha sağlıklı diğer bir yöntem ki; ben artık bunu daha çok uyguluyorum; yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizilen patlıcanların üzerlerine fırçayla yağ sürülerek 20’ dakika kadar fırınlanır. Eğer kızartma yaparsak patlıcanları kızartıp, fazla yağını alması için kağıt havlunun üzerine alıyoruz.

3. Soğanlar yemeklik doğranır ve biraz zeytinyağıyla tavada pembeleşene kadar kavrulur üzerine kıyma eklenir.

4. Kıyma da bıraktığı suyu çekene kadar kavrulur.

5. Minik minik doğranan biberler eklenir. Biberler yumuşayınca ocağın altı kapatılıp, baharatlar eklenir.

6. Patlıcanları ısıya dayanıklı bir fırın kabına yerleştirilip, bıçakla üzerine bir çizik atılır. İçine tuz ve karabiber serpilir.

7. Kıymalı içi kaşıkla patlıcanların içine paylaştırılır. Üzerleri domates ve biberle süslenir.

8. Salçayı 1 bardak sıcak suda eritip, fırın kabına döküyoruz.
9. 200’C fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.

18 Mayıs 2012 Cuma

MÜCVER

Kabağın kabak olduğu en anlaşılmayan hali bu bence, yani etrafınızda kabak sevmeyen birileri varsa ve ona kabak yedirmek istiyorsanız mücveri denemelisiniz. Lezzetli hem ara sıcak hem ara soğuk olabilecek hatta kahvaltıda bile olabilecek bir alternatif.
Malzemeler:
4 adet orta boy kabak
3 adet yumurta
3 kahve fincanı un
½  demet taze soğan
½ demet dereotu
½  demet taze nane
Kızartma için sıvı yağ
Tuz, karabiber
Yapılışı:
1.Kabakların üzerleri kazınıp yıkadıktan sonra rendelenir ve rendelenmiş kabağın suyu tel süzgeçte süzülür.
2. Taze soğan, dereotu ve naneler ince ince kıyılarak kabakla karıştırılır.
3.Daha sonra yumurta ve un eklenip bulamaç haline getirilir. Bir tavada yağ kızdırılır ve hazırlanan karışımdan çorba kaşığıyla kızgın yağa dökülerek çift taraflı olarak kızartılır. Sıcak ya da soğuk olarak servis yapılabilir.

17 Mayıs 2012 Perşembe

BİSKÜVİLİ PASTA


Bu benim çocukluğumun pastası. Ortaokul yıllarıydı herhalde, bu pastayı köyde, ben ve bu pazar evlenecek olan kuzenim (bu düğün için çok heyecanlıyız bakalım)  her sabah yapar ve akşamüstü olunca daha fazla donmasını bekleyemeden hepsini silip süpürürdük. Tabi sadece ikimiz değil! Ben, kardeşim, evlenecek olan kuzenim Gülenay, yaşdaş olduğumuz diğer kuzenim Onur ve halamın küçük çocukları Bilgehan ve Tuğçe (şimdi onlar iş güç sahibi, evlilik hazırlığı yapan kocaman adamlar oldu). O yaz köye annemler olmadan gitmiştik sadece küçük halam vardı. Her gün uyanınca bu pastadan yapmaya karar verir, ilçeye giden ilk otobüsle ilçedeki bakkala gider, bisküvi ve puding alır sonrada otobüsün dönüş saatini bekleyemeden yürüyerek dönerdik köye. Canım babaannemin bizim için ayırdığı taze sütle pastamızı yapar ve akşam olmasını beklerdik. Yazarken kaptırdım o günlere gittim bile! Bu pastayı benle beraber yiyenlerde gitti eski günlerine.. Hadi sizde yapında gidin çocukluğunuza.
Malzemeler:
2 paket petibör bisküvi
2 paket kakaolu puding
1,5 litre süt
4 adet muz
Üzeri için hindistan cevizi
Yapılışı:
1.İki paket puding 1,5 litre soğuk süt ile pişirilir.
2.Dikdörtgen büyük boy borcama veya benze bir servis kabına, kabın zeminini kaplayacak şekilde bisküviler dizilir. Her yerini kaplayacak şekilde bisküvilerin üzerine puding dökülür. Bu işlem bir kez daha tekrarlanır. Bu katın üzerine dilimlenmiş muzlar eklendikten sonra aynı işlem son kez tekrarlanarak pastaya son hali verilir.
3.Soğuduktan sonra buzdolabında bir gece bekletilir ve servis yapmadan önce üzerine hindistan cevizi serpilerek servis yapılır.

16 Mayıs 2012 Çarşamba

ÇİĞ KÖFTE

Artık çiğ köftenin de çakması var, gerçi seviyorum etsiz çiğköfteyi, hem dışarıdan da iç rahatlığıyla alıp yiyebiliyorsun. Ama her şeyin aslı farklı olduğu gibi çiğ köfte dediğin de etli olur. Uzun zamandır yememiştik ve İstanbul turumuz sırasında Onurcuğum bize yaptı itiraf etmeliyim beklediğimden güzel olmuştu. Bu konuda Onur’u ailenin en genç başarılı çiğ köfteci ustası  ilan ediyorum : )
Malzemeler:
250 gr. çiğ köftelik kıyma
400 gr. çiğ köftelik ince bulgur
1 büyük kuru soğan
1 baş sarımsak
2 adet domates
3-4 yemek kaşığı zeytinyağı
1 adet limon suyu
2 yemek kaşığı domates salçası
2 yemek kaşığı biber salçası
Tuzi, pulbiber, kimyon, karabiber, yenibahar
½  demet maydanoz
½  demet taze soğan
Yapılışı:
1.Rendelenmiş kuru soğan, sarımsak, sulandırılmış salça(yarım su bardağı su )ile birlikte  bulgur yumuşayana kadar yoğrulur. Bu sırada rendelenmiş domatesler teker teker ilave edilerek yoğrulmaya devam edilir. Bu işlem yaklaşık 20-30 dakika sürecektir. Bu süreçte zeytinyağı, limon suyu, baharatlar eklenir. Her eklenen malzemenin bulgura iyice yedirilmesi sağlanır.
2.Yumuşayan bulgur harcına kıyma eklenir ve  20-25 dakika tekrar yoğrulur.
3.Son olarak ince ince kıyılmış olan yeşil soğan, maydanoz ilave edilerek karıştırılır ve servis yapılır. Yanında salata ve marul ile servis edebilirsiniz. Afiyet olsun.

15 Mayıs 2012 Salı

ÇİLEKLİ CEVİZLİ SEMİZOTU SALATASI


Geçen haftam detoks benzeri bir programla geçti. Üç gün protein ve süt ürünleri, üç gün de sebze ve meyve yedim. Protein günlerinde meyvesizlik beni öldürdü. Ama sonuçtan memnunum o yüzden ses etmiyorumJBu salata da sebzeli günlerimden. Sebzenin yanında yoğurt yemek yasak olunca çözüm önerileri bulmam gerekti. Bu salata da böyle ortaya çıktı. Malzemeler alakasız gelebilir. Yani soğan ve  çilek nasıl yani diyebilirsiniz. Ama çileğin nasıl güzel bir aroma kattığını bilemezsiniz. Bilebilmek için denemelisinizJ
MALZEMELER
½ demet semizotu
2 adet kumato(domates de olabilir.)
1 adet orta boy kuru soğan
4-5 adet büyük boy çilek
2 adet bütün ceviz
2 adet salatalık
1 çay kaşığı nar ekşisi
¼ limon suyu
YAPILIŞI: Bütün malzemeler küçük parçalar halinde doğranır. Nar ekşisi ve limon suyuyla harmanlanarak servis edilir.

14 Mayıs 2012 Pazartesi

EV YAPIMI KUMPİR


Uzun zaman önceden kalan bir tarifi yazmak bugüne kısmet oldu. Kumpir kimsenin karşı koyamayacağı bir lezzet bence. Bu tarif de çok pratik ve lezzetli. Tarifin aslı canım dostum Yelizciğimin. O, yuvarlak ortası delik kek kalıbında yapıyor. Ben de bu şekilde denedim. İlk bulduğunuz fırsatta siz de mutlaka deneyin.
Hepinize iyi haftalar, sürprizli güzel haberler alın….
MALZEMELER:
5-6 adet haşlanmış patates
1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
1 yemek kaşığı tereyağı
4-5 adet büyük boy doğranmış sosis
4 yemek kaşığı doğranmış yeşil zeytin
10 adet doğranmış kornişon turşu
1 kutu konserve mısır
1 kutu konserve garnitür
Tuz, pul biber
1 yemek kaşığı ketçap
Süslemek için: ketçap, mayonez
YAPILIŞI:
1. Patatesler sıcakken içerisine tuz, pul biber, ketçap, tereyağı ve kaşar peyniri eklenerek patates ezici veya bir çatal yardımıyla püre haline getirilir.
2. Püre yapılan patatesler büyük boy bir borcama yayılır ve üzeri iyice kaşıkla bastırılır. Üzerine sosisler yerleştirilerek önceden 180 derecede ısıtılmış fırında 1-20 dakika pişirilir.
3. Fırından çıkan kumpire diğer malzemeler eklenir. Ketçap ve arzuya göre mayonez ile servis edilir.

10 Mayıs 2012 Perşembe

YÖRESEL BİR LEZZET: KEREBİÇ


Üniversite yıllarımda ailemle güneydoğu turu yapmıştık. Çok da gönüllü gitmememe rağmen oldukça keyifli vakit geçirmiştik. Hayatımda bu kadar güzel yemekler yemedim. Tabi ki annemin yemekleri hariçJ Yemeklerin yanı sıra özellikle Mardin’ in uhrevi havası beni derinden etkilemişti. Bu gezimizdeki duraklardan biri de Gaziantep’ ti. Gaziantep’ in çarşılarından bir sürü alışveriş yapmıştık. Bu alışverişlerden aldığımız bir şey de bu kerebiç kalıbıydı. İlginç, otantik gelmişti ve ben bunu mutlaka kullanırım diyerek anneme aldırmıştım.
Gezi bitip de yaşadığımız kente döndükten bir süre sonra kerebiç tarifleri araştırmaya başladım. Bu arada bir televizyon programında rahmetli Ümit Usta’ nın kerebiç yaptığını gördüm. Evet bu bir işaretti, ben de hemen bu tarifi uygulamalıydım ve uyguladım. Ama o kadar uğraşmama rağmen içerisindeki toz şeker ve irmik kerebici çok sert yapmıştı. Bu yüzden de bir daha bu tarifi yapmamaya karar verdim ve kalıbı yüksek bir rafa kaldırdım.
Yılar sonra Gaziantepli bir komşumuzda annem kerebiç yemiş ve çok beğendiğinden tarifini almış. Ben de yeniden denemek için fırsat bu fırsat dedim. Bu sefer sonuç çok güzel oldu ve sizlerle de paylaşıyorum. Hafif kıtır ve de çok lezzetli bir kurabiye.
Gaziantepliler kerebici yılda bir kez yapar ve yaptıktan sonra kalıbına yağ sürüp temiz bir beze sardıktan sonra bir yıl boyunca kalıba dokunmazlarmış. Bunun sebebini yaptıktan sonra anladım. Çünkü tahta kalıbı yağlamanıza rağmen hamur tahtadan çok zor çıkıyor ve bu işlem sırasında bayağı kol kası çalıştırıyorsunuzJ Benimki klasik bir tahta kalıptı ama sanırım çıkarmanın zorluğundan olsa gerek Gaziantep’ te artık bu yöresel lezzeti plastik kalıplarda yapıyorlarmış. Yaptıktan sonra 1-2 gün kollarım ağrıdı. Bu ağrıda aklıma bir fikir getirdi. Tahta kalıbın içerisine bir buzdolabı poşeti sermek kalıptan çıkarmayı çok kolaylaştırabilir. Bir dahaki sefere böyle deneyeceğim. Bu seferlik kol idmanı yapmış olduğumdan kendimi karlı sayıyorum diyorum ve sizi tarifle baş başa bırakıyorum…
MALZEMELER:
4 yumurta
250 gr margarin veya tereyağı(erimiş, soğutulmuş)
1 çay bardağı sıvıyağ
4 yemek kaşığı pudra şekeri
3 su bardağı un
1 su bardağı irmik
1 çay kaşığı karbonat
1 paket vanilya
İç Malzemesi: Ceviz, fındık, fıstık, tarçın, pudra şekeri
Üzeri için: Pudra şekeri
YAPILIŞI:
1. Bütün malzemeler karıştırılarak kulak memesinden biraz sert bir hamur hazırlanır. Hamurdan cevizden biraz büyük parçalar koparılır. Her bir parçanın içi içli köfte gibi oyulur ve içerisine pudra şekeri ve ceviz karışımı koyularak kapatılır.
2. Hazırlanan toplar az miktar sıvıyağ ile yağlanmış kerebiç kalıbına bastırılır ve çıkarılır. Yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizilen kerebiçler önceden 180 derecede ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirilir.
3. Piştikten sonra soğuyan kerebiçlerin üzerine pudra şekeri serpilerek servis edilir.
NOT: 1. Kerebiç hamuru oldukça yağlı bir hamur. Bu yüzden kalıbı her seferinde yağlamayın. Buzdolabı poşetini deneyin.  2. Bu hamurdan 40 civarında kerebiç çıkıyor. Tazeliğini uzun süre koruyan bir kurabiye ama siz saklamayacağım diyorsanız, yarım ölçü yapın.3. Ben içerisine ceviz+Antep fıstığı+pudra şekeri koydum. Siz pudra şekerinin yanı sıra arzu ettiğiniz yemişi koyabilirsiniz.

9 Mayıs 2012 Çarşamba

TAHİNLİ KURABİYE



Bu hafta tatlı başladık, tatlı devam ediyoruz. Ben kurabiyenin her türlüsüne bayılırım. Ama ne yazık ki çok fazla yiyemiyorum. Olsun yaza daha formda giriyorum ya problem değil o yüzdenJ Sen kendin yemiyorsun peki bize niye yediriyorsun demeyin. Çünkü denediğim tarifleri sizinle paylaşmadan duramıyorum. Yemezseniz de misafirlerinize yedirin. Ama bence mutlaka deneyin. Hatta diyette olsanız da sütlü kahvenin yanında bir tane yiyin. Günün keyifli kaçamağı olsunJ Bu kurabiyeyi bir aile davetine yapmıştım. 5-6 tane kurabiyeyi arka arkaya yiyen Dayıcım “Sen bunu yap da satsana kızım” dediJ Benim de hayalim bu zaten. Bir gün zorunluluk olarak değil de zevk için çalışacağım zamanlar geldiğinde butik bir pasta dükkanı açmayı düşünüyorum. Umarım kısmet olur.
Kurabiyemize gelirsek; bu tarif evde hazır tutulup, sürpriz misafir gelirse kahvenin veya çayın yanına koyulabilecek bir kurabiye. Damakta önce tarçın tadı sonra da derinden tahin aroması yayılıyor ve ağızda eriyiveriyor. Oldukça lezzetli ve de tazeliğini uzun süre koruyor. Çok minik olduğundan çay fincanın yanına birkaç tane sıralayabilirsiniz benim gibiJ
MALZEMELER:
250 gr margarin(oda sıcaklığında yumuşatılmış)
4 yemek kaşığı toz şeker
4 yemek kaşığı tahin
1 yumurta
1 çay bardağı sıvıyağ
4,5 su bardağı un
1,5 su bardağı mısır nişastası
1 paket kabartma tozu
Üzeri için: 3 yemek kaşığı şeker+ 1 yemek kaşığı tarçın
YAPILIŞI: Bütün malzemeler karıştırılarak kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edilir. Hamurdan olabildiği kadar küçük parçalar koparılır ve elde yuvarlanıp küre şekline getirilerek tepsiye dizilir. Önceden 180 derecede ısıtılmış fırında pişirilir. Fırından çıkınca biraz bekletilir. Sıcakken tarçın ve şeker karışımına bulanarak servis edilir.
Püf Noktaları:
1. Un ölçüsünü azar azar azar ekleyin. Ölçüler una göre değişebiliyor. 4,5 su bardağı un eklediğinizde kulak memesi kıvamı oluşmazsa kıvama gelene kadar un ekleyin.
2. Kurabiyeler pişince üzeri beyaz kalıyor yalnızca altı kızarıyor. Pişme kontrolü yaparken aman ha kurabiyelere dokunmayın. Anında dağılıverir. Kurabiyeleri fırına verdikten 15-20 dk sonra bıçak veya spatula yardımıyla kurabiyeleri hafifçe kaldırıp altını kontrol edebilirsiniz.

8 Mayıs 2012 Salı

ROKOKO

Evet İstanbul’da tattığım ve tadına doyamadığım bir lezzeti paylaşacağım sizlerle. En az resimde göründüğü kadar lezzetli bu tatlı önümüzdeki yaz günlerin vazgeçilmezi olacak sanırım benim için.

Malzemeler:
3 adet yumurta
½ su br. şeker
1 paket kakaolu bisküvi
1 paket krem şanti (1/2 su br. süt ile hazırlanacak)
1 paket vanilya
½ su br. ceviz (dövülmüş)
½ su br. hindistan cevizi

Üzeri için:
Çilek, bitter çikolata ve fıstık

Yapılışı:
Yumurtaları ve şekeri mikser kabında beyazlaşıncaya kadar çırpın. İçerisine hazırlamış olduğunuz krem şantiyi ve vanilya ekleyip çırpmaya devam edin. Hazırladığınız karışımın içerisine kırılmış kakaolu bisküvileri, ceviz ve  hindistan cevizini ekleyin. Şeklinin nasıl olmasını  istiyorsanız baton veya yuvarlak bu şekilde bir tepsite naylon serin ve karışımı üzerine dökerek buzlukta donmaya bırakın. En az bir gece buzlukta bekledikten sonra kalıbı ters çevirip çıkartın.
Üzeri için; benmarin usulü eritilmiş çikolatanın içerisine fıstıkları ekleyin  ve oluşan fıstık drajeli çikolata sosunu istediğiniz şekilde rokokonun üzerine gezdirin ve dilimlenmiş çileklerle de buluşturup eritmeden soğuk soğuk afiyetle sevdiklerinizle yiyin.

Not: Verilen malzemeler yarım ölçü ve bu ölçülerden resimdeki büyüklükte bir pasta oluyor. Malzemeleri iki katına çıkarıp büyük bir kapta tek bir pasta veya iki ayrı kapta iki pasta yapabilirsiniz. Bu tatlıyı ters çevirmeyip servis haline getirmedikçe buzluğunuzda uzun süre saklayabilirsiniz.